................................... ................................... ................................... ................................... ...................................
Tarih Bilimi
Tarih Dersleri
Kronoloji
Tarih Sözlüğü
Atatürk
Türk Tarihinde İz Bırakanlar
Makaleler
Türk Destanları
Ziyaretçi Defteri
İletisim/Künye



"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."                M. K. Atatürk

"Tarih bir milletin hâfızasıdır; tarihini bilmeyen millet, hâfızasını kaybetmiş insana benzer."                         B. Lewis

"Ecdâdını unutanlar, kaynaksız ırmağa, köksüz ağaca benzerler."                     Çin Atasözü

"Tarih, milletlerin tarlasıdır. Her toplum, geçmişte bu tarlaya ne ekmişse, gelecekte onu biçer."                         Voltaire

"Tarih okuyanın aklı çoğalır."
                  İmam Şâfiî




 

KIBRIS


Kıbrıs” adı Yunanca kökenlidir. Kıbrıs adası İtalya’nın Sicilya ve Sardinya adalarından sonra Akdeniz’in üçüncü büyük adasıdır. Tarihi kayıtlar adada insanoğlunun yerleşiminin Yeni Taş Devri (Neolitik Devir) ile başlayan 9000 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu göstermektedir. Adadaki Türk hâkimiyeti ise yaklaşık 500 yıl geçmişe uzanmaktadır. Kıbrıs Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya hâkim olmak için stratejik bir öneme sahiptir. Burada yaşayan Türk toplumu Türkiye Türkleriyle aynı soya, aynı ırka, aynı dile, aynı kültüre sahiptirler. Bu nedenledir ki Türkiye açısından ada vazgeçilmez bir öneme sahiptir.


Bugün Kıbrıs fiilen iki millet iki devlet teziyle ikiye bölünmüş durumdadır. Güneyde Rum Yönetimi’nin kuzeyde ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) egemenliği söz konusudur. Buna rağmen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi dış ilişkilerde adanın tümü üzerinde söz sahibiymiş gibi davranmaktadır. Dahası Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Konseyi gibi uluslararası örgütlerin ve diğer dış devletlerin büyük çoğunluğu Kıbrıs adasının bütünüyle tek yöneticisinin Rum kesimi olduğunu kabul etmektedirler. Uluslararası camiada Kıbrıslı Türkler ve halen kuzeyde güvenlik ve barış için askerlerini bulunduran Türkiye ise işgalci olarak adlandırılmaktadır. Günümüzde dahi KKTC bağımsız bir devlet olarak Türkiye’den başka hiçbir ülke tarafından tanınmamaktadır.


Yüzölçümü 10.000 km² olan adanın bugün %35’i Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin, %60’ı Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin, %2,5’i İngiltere’nin, %2,5’i de Birleşmiş Milletler Barış Gücünün bulunduğu tampon bölgeye aittir. Yaklaşık olarak ada sahillerinin yarısı KKTC sınırları içerisindedir. Başkenti Lefkoşa olan Kuzey Kıbrıs’ın 2006 yılı verilerine göre toplam nüfusu 264,172’dir. KKTC Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt ve İskele olmak üzere 5 ilçeye ayrılmaktadır.


KKTC 1983 yılındaki bağımsızlık ilanından bu yana Türkiye tarafından ekonomik, siyasi ve askerî olarak desteklenmektedir. KKTC’nin uluslararası ekonomik ilişkilerinin neredeyse tamamı Türkiye üzerinden gerçekleşmektedir. Kuzey Kıbrıs’ın en büyük gelirlerinden biri olan turizmin ülkede büyük bir yeri vardır. Ülke iklimi tüm yıl boyunca tatil için olanaklar sağlar. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisi kamu sektörü dâhilinde ticaret, turizm, eğitim,  tarım ve imalat sanayinden oluşmaktadır.


Kıbrıs Meselesi’nin tarihine değinmeden önce iki kavramı açıklayalım. Kelime olarak “Büyük Fikir(Ülkü)” anlamına gelen “Megalo İdea”, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u alarak, Bizans İmparatorluğuna son verdiği günden beri yürürlükte olan bir ülküdür. Bizans İmparatorluğunu bir Helen İmparatorluğu olarak kabul eden Yunan milliyetçileri, Megalo İdea adını verdikleri büyük ülküleri ile eskiden Bizans’a ait olan tüm toprakları yeniden elde ederek, “Konstantinopolis” diye adlandırdıkları İstanbul başkent olmak üzere, büyük Helen İmparatorluğunu yeniden kurmayı hayal etmektedirler. “Enosis” ise Megalo İdea hedefi çerçevesinde Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasını yani ilhak edilmesini ifade etmektedir. Osmanlının çöküşe geçtiği son dönemlerde bundan yararlanmak isteyen Yunanistan ve Güney Kıbrıslı Rumlar yıllarca Enosis’i gerçekleştirmek için çaba göstermişlerdir. Megalo İdea’nın bir parçası olan Enosis çabaları cumhuriyet tarihi boyunca da artarak sürdürülmüştür.


Osmanlı Devleti’nin Kıbrıs adasını fethinden önce adanın yönetimi birçok defa el değiştirmiştir. 1571 tarihinde gerçekleştirilen fetih öncesi Kıbrıs sırasıyla; Mısırlılar, Hititler, Persler, Büyük İskender, Romalılar, Bizanslılar, Cenevizliler, Memlûklular ve Venedikliler tarafından idare olunmuştur. Osmanlı İmparatorluğu 1571 yılında Kıbrıs’ı ele geçirmiş ve 1878 yılına kadar elinde tutmuştur. Kıbrıs’ın ele geçirilmesi Avrupa’da büyük yankı uyandırmış Papa’nın teşviki ile kurulan Haçlı Donanması İnebahtı’nda demirli bulunan Türk donanmasını yakmış, bunun üzerine Osmanlı Sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa “Siz bizim donanmamızı yakmakla sadece bizi tıraş etmiş oldunuz, ancak biz Kıbrıs’ı almakla sizin kolunuzu kestik.” sözü ile Kıbrıs’ın stratejik önemini çok güzel bir biçimde vurgulamıştır. Daha sonra ada, 1878 yılında, Osmanlı İmparatorluğu’ndan yıllık 500,000 Amerikan doları karşılığında kiralayan İngilizler tarafından 1914 yılında işgal edilmiş, 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti adıyla bağımsızlık kazanmış, 1974’de Yunan darbesinin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekâtı sonucu iki ayrı devlet oluşmuştur.


1974 yılında, dönemin başbakanı Bülent Ecevit’in talimatıyla gerçekleştirilen barış harekâtı yıllar sonra Türkiye’nin ilk defa Kıbrıs konusundaki kararlığını fiilen belirten bir müdahale olmuştur. Bu harekâtla Türkiye adada güç dengeleri açısından bir adım öne geçmiştir. Bu nedenledir ki günümüzde uluslararası toplum Kıbrıs meselesinde Rumların yanında olma politikasını izleyerek dengeleri değiştirmek istemektedir.


Tarih boyunca yaşanan Kıbrıs üzerindeki bu mücadeleyi Hıristiyan batının Müslüman doğu ile karşılaşması olarak değerlendirmek yanlış olmayacaktır. Yani Kıbrıs üzerindeki bu mücadele yüzyıllardır süren “Haç”ın “Hilal” ile çatışmasının bir parçasıdır denilebilir.   


Ana Sayfa - Tarih Bilimi - Tarih Dersleri - Kronoloji - Tarih Sözlüğü - Atatürk - Türk Tarihinde İz Bırakanlar - Makaleler - Türk Destanları - Ziyaretçi Defteri - İletişim/Künye