................................... ................................... ................................... ................................... ...................................
Tarih Bilimi
Tarih Dersleri
Kronoloji
Tarih Sözlüğü
Atatürk
Türk Tarihinde İz Bırakanlar
Makaleler
Türk Destanları
Ziyaretçi Defteri
İletisim/Künye



"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."                M. K. Atatürk

"Tarih bir milletin hâfızasıdır; tarihini bilmeyen millet, hâfızasını kaybetmiş insana benzer."                         B. Lewis

"Ecdâdını unutanlar, kaynaksız ırmağa, köksüz ağaca benzerler."                     Çin Atasözü

"Tarih, milletlerin tarlasıdır. Her toplum, geçmişte bu tarlaya ne ekmişse, gelecekte onu biçer."                         Voltaire

"Tarih okuyanın aklı çoğalır."
                  İmam Şâfiî




 

REFORM


Reform, 16. yüzyılda Avrupa’da Katolik kilisesinin mutlak otoritesine karşı kralların ve prenslerin iktidarı din adamlarından devralmalarıyla sonuçlanan toplumsal harekete verilen addır. Aslında Reform hareketi bir iktidar değişiminin yanı sıra toplumdaki bir zihniyet değişikliğini de bünyesinde barındırmaktadır. Bu akımın sonucunda, Avrupa’da 16. yüzyıldan günümüze toplumsal kurumların en önde gelenlerinden olan din işleri ve devlet işleri kesin olarak birbirinden ayrılmıştır.


Orta Çağ’da Katolik Roma kilisesi sarsılmaz bir otoriteye sahipti. Nitekim Orta Çağ Avrupa’sında Kilise dinden çıkarma olarak tanımlanan “aforoz” yetkisine sahipti. Bununla birlikte kilise bireylerin günahlarını affetme ve onlara cennetten yer satma olarak tanımlayabileceğimiz “endüljans” hakkını kullanmaktaydı. Ayrıca söz konusu yıllarda Papa Avrupa ülkelerinin krallarına taç giydirme başta olmak üzere önemli bir siyasi güce sahipti. Bu fonksiyonlarından dolayı kilise Orta Çağ’da sosyal ve siyasi yapıya hâkim olan en üst düzeydeki güçtü.


Reform hareketinin öncüsü Alman Martin Luther King’tir. Önce dönemin en büyük Avrupa devletlerinden olan Avusturya’da başlayan Reform hareketi, Almanya’da Luther öncülüğünde kanlı ve uzun bir mücadelenin ardından kök salmıştır. Ardından diğer Avrupa ülkelerinde yeni mezhepler ortaya çıkmıştır. Bu gelişmelerle Hıristiyan dünyası Katolik ve Ortodoks mezheplerinin yanı sıra Almanya’da Protestanlık, Fransa’da Kalvenizm ve İngiltere’de Anglikanizm olarak adlandırılan yeni mezheplerle tanışmıştır. Daha sonra mezhep çatışmalarını yaşayan Avrupalı devletler Reform hareketi ile Katolik kilisesinin baskısından kurtulmuşlardır. Katolik Kilisesi’nden ayrılan ülkelerde kilisenin mallarına ve topraklarına el konulmuştur. Bununla birlikte Katolik kalan ülkelerde yeni mezheplerle mücadele etmek amacıyla Engizisyon Mahkemeleri kurulmuştur. Reform hareketinin bir diğer önemli sonucu ise eğitim-öğretim faaliyetlerinin kiliseden alınarak laik bir eğitim sisteminin kurulmasıdır.


Diğer taraftan Avrupa tarihinde iz bırakmış düşünür, sanatçı, bilim adamı ve diğer önemli şahsiyetlerin büyük bir çoğunluğunun kiliseye bağlı din adamlarından mürekkep olduğu aşikârdır. Fakat din işlerinin devlet işlerinden ayrıldığı, din ve vicdan özgürlüğünün benimsendiği laik yapı aydınlanmanın fitilini ateşlemiş ve Avrupa Reform hareketi ile radikal bir değişim içersine girmiştir. 


16. yüzyılda Avrupa’da yaşanan reform hareketi başta Türkiye olmak üzere Müslüman toplumlar için önemli gerçekler sunmaktadır. Kuşkusuz bunlardan en önemlisi, dini liderlerin toplumsal hayatta ön sırayı almaları dahası siyasi konularda karşı konulamaz bir güce sahip olmalarının getireceği olumsuzluklardır. Nitekim tarihi gerçekler, Reform hareketinde olduğu gibi, din adamlarının mutlak iktidar olduğu karanlık yıllara dikkatlerimizi çekmektedir.

Ersin Yenisu


Ana Sayfa - Tarih Bilimi - Tarih Dersleri - Kronoloji - Tarih Sözlüğü - Atatürk - Türk Tarihinde İz Bırakanlar - Makaleler - Türk Destanları - Ziyaretçi Defteri - İletişim/Künye