................................... ................................... ................................... ................................... ...................................
Tarih Bilimi
Tarih Dersleri
Kronoloji
Tarih Sözlüğü
Atatürk
Türk Tarihinde İz Bırakanlar
Makaleler
Türk Destanları
Ziyaretçi Defteri
İletisim/Künye



"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."                M. K. Atatürk

"Tarih bir milletin hâfızasıdır; tarihini bilmeyen millet, hâfızasını kaybetmiş insana benzer."                         B. Lewis

"Ecdâdını unutanlar, kaynaksız ırmağa, köksüz ağaca benzerler."                     Çin Atasözü

"Tarih, milletlerin tarlasıdır. Her toplum, geçmişte bu tarlaya ne ekmişse, gelecekte onu biçer."                         Voltaire

"Tarih okuyanın aklı çoğalır."
                  İmam Şâfiî




 

TARİH BİLİMİ


Tarih, geçmişte yaşanmış olay ve olguları bilimsel bir metotla analiz eden bir sosyal bilim dalıdır. İnsan ilişkilerini inceleyen sosyal bilimler arasında tarihin çok önemli bir yeri vardır. Bununla birlikte hemen hemen her disiplinin bir tarihsel arka planı vardır denilebilir. İktisat Tarihi, Sanat Tarihi, Bilim Tarihi, İslam Tarihi…


Bilimin temel amacı gerçeğe ulaşmaktır. Bu nedenle bilimler, insanlığa, adeta gerçeğe ulaşmada doğru yolu gösterecek haritalara benzemektedirler. Sonuç olarak tarih bilimi de uygulamacılar için bir harita ya da kılavuz işlevi görmektedir diyebiliriz.


Bir sosyal bilim dalı olan tarihin temel özelliklerinden biri de sebep sonuç ilişkilerinin varlığıdır. Tarih öğrenimi mutlaka olaylar arasındaki sebep sonuç ilişkilerinin kurulmasına bağlıdır. Yani tarih öğreniminde devamlılık esastır. Söz konusu saptamayı şöyle örneklendirebiliriz: Bir belediye otobüsünün şoförü otobüsün güzergâhı üzerinde bulunan durakların her birinin yerini bilmektedir. Hiç şüphesiz, otobüs şoförü duraklar arasında bağlantı kurarak, yani bir devamlılığı takip ederek durakların yerlerini tespit etmektedir. Aynı şekilde tarihçi de kronolojik sıra içersinde geçmiş tüm olayları bilmektedir. Ve bu sıralamada sebep sonuç ilişkileri, yani bir devamlılık esastır.


Diğer taraftan bilim adamının tarafsız yani objektif olması bilimselliğin olmazsa olmaz koşullarındandır. Zaten belirli bir ideolojiye bağlı kalmış ya da kişisel duygulardan arındırılmamış bilgilerin bilimsel bir değeri ve geçerliliği yoktur. Bu yönüyle bakıldığında deney yapma imkânının olmadığı tarih biliminde, objektiflik diğer bilimlere nazaran daha fazla önem kazanmaktadır. Politika ile çok yakın ilişkileri bulunan tarih biliminde objektifliğin sağlanması elbette ki mesleğine âşık ve etik değerleri özümsemiş bilim insanlarına düşmektedir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihle ilgili sarf ettiği şu ifade bize tarihte objektifliğin önemini hatırlatmaktadır: “Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır.”


Bilimlerin bulguları çoğu zaman kesinlik arz ederken, tarih biliminde bu kural geçerli değildir. Nitekim eldeki verilerle ulaşılan bilgiler, araştırmalar sonucu ortaya çıkan yeni verilerle değişebilmektedir. Örneğin; Osmanlı Devleti’nde, kısa bir süre önce ilk madeni paranın Orhan Bey döneminde kullanıldığı bilinmekteydi. Fakat yapılan arkeolojik çalışmalar sonucu Osman Bey döneminde de madeni para kullanıldığı bulgulanmıştır. Kısacası yapılan araştırmalar tarih biliminin bulgularının değişmesine neden olabilmektedir.


Son olarak, tarih biliminin bir ulusun ortak manevi duygularının gelişmesi açısından milli kimliğin oluşmasında son derece önemli bir yeri vardır diyebiliriz.

Ersin Yenisu


Ana Sayfa - Tarih Bilimi - Tarih Dersleri - Kronoloji - Tarih Sözlüğü - Atatürk - Türk Tarihinde İz Bırakanlar - Makaleler - Türk Destanları - Ziyaretçi Defteri - İletişim/Künye