................................... ................................... ................................... ................................... ...................................
Tarih Bilimi
Tarih Dersleri
Kronoloji
Tarih Sözlüğü
Atatürk
Türk Tarihinde İz Bırakanlar
Makaleler
Türk Destanları
Ziyaretçi Defteri
İletisim/Künye



"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."                M. K. Atatürk

"Tarih bir milletin hâfızasıdır; tarihini bilmeyen millet, hâfızasını kaybetmiş insana benzer."                         B. Lewis

"Ecdâdını unutanlar, kaynaksız ırmağa, köksüz ağaca benzerler."                     «in Atasözü

"Tarih, milletlerin tarlasıdır. Her toplum, geçmişte bu tarlaya ne ekmişse, gelecekte onu biçer."                         Voltaire

"Tarih okuyanın aklı çoğalır."
                  İmam Şâfiî




 

12 EYLÜL DARBESİ (12 EYLÜL 1980)


12 Eylül 1980 ihtilalı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Genel Kurmay Başkanı Kenan Evren öncülüğünde, emir-komuta zinciri içersinde ülke yönetimine el koyduğu askeri darbedir. Bu darbe, Süleyman Demirel’in başbakanlık yaptığı hükümetin görevden alınmasına neden olmuş, TBMM feshedilmiş ve siyasi partiler kapatılmıştır. Daha sonra ülke yönetimi Kenan Evren ve kuvvet komutanlarından oluşan Milli Güvenlik Konseyi’ne (MGK) devredilmiştir.


Darbe günü TRT radyo ve televizyonunda halka konuşma yapan Kenan Evren’in şu ifadeleri darbeye sebep olan temel gerekçeleri ve ülkenin mevcut şartlarını açıkça ortaya koymaktadır:

“Yine hepinizin bildiği gibi; anarşi, terör ve bölücülük, her gün 20 civarında vatandaşımızın hayatını söndürmektedir. Aynı dini ve milli değerleri paylaşan Türk Vatandaşları siyasi çıkarlar uğruna, çeşitli suni ayrılıklar yaratılmak suretiyle muhtelif kamplara bölünmüş ve birbirlerinin kanlarını çekinmeden akıtacak kadar gözleri döndürülerek, adeta birbirlerine düşman edilmişlerdir.”

Şubat 1980’de Mili Selamet Partisi Genel Başkanı ve Süleyman Demirel Hükümeti’nin koalisyon ortağı olan Necmettin Erbakan hükümeti istemeyerek desteklediğini belirtmiş ve şu ünlü sözünü söylemiştir:

“Kadayıfın altı kızarmadan bu hükümeti uzaklaştıracak olursanız, bu zihniyet milleti aldatmanın gene fırsatını bulacaktır. Onun için kadayıfın altının kızarmasını bekleyeceğiz.”

O sıralarda her gün gelen ölüm haberlerinin yanı sıra, eski başbakan Nihat Erim, Tekel Bakanı MHP’li Gün Sazak ve Maden-iş Genel Başkanı Kemal Türkler gibi önemli kişiliklerin suikastlarla öldürülmesi; ülkenin ekonomik durumunu gösteren, Başbakan Süleyman Demirel’in “70 sente muhtacız.” açıklaması; MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ın Konya’da düzenlenen Kudüs Mitingi gibi şeriat yanlısı eylemlere katılımı; başta ABD olmak üzere yabancı devletlerin Türkiye’de istikrar istemesi ordunun sabrını taşıran son damlalar olmuştur.


Sağ ve sol gruplar arasındaki bu çatışmalar üzerine 12 Eylül sabahı ordu, radyodan yayınlanan ilk bildirisinde şu ifadede bulunmuştur.

“Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun verdiği Türkiye Cumhuriyeti’ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur.”

Sonuç Olarak:


—Hükümet görevden alındı ve Milli Güvenlik Konseyi yasama ve yürütme yetkilerini 1983 seçimlerine kadar üstlendi


—Kenan Evren yedi yıl süreyle Cumhurbaşkanı seçildi


—Siyasi partiler kapatıldı ve TBMM feshedildi


—Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş siyasi yasaklılar listesine alındı (1987 yılında yapılan referandum ile siyasi yasaklar kaldırıldı ve bu dörtlü siyasete geri döndü)


—Ülkenin tümünde sıkıyönetim ilan edildi


—650.000 kişi gözaltına alındı


—230.000 kişi yargılandı


—7000 kişi için idam cezası istendi ve haklarında idam cezası verilen 50 kişi asıldı


—Askeri yönetim tarafından son anayasamız olan 1982 anayasası hazırlandı ve % 92 evet oyuyla halk tarafından kabul edildi.


12 Eylül Darbesi’nde, ABD Devlet Başkanı Jimmy Carter’a ABD’li diplomatlar tarafından “Senin çocuklar iş bitirdi!” ifadesiyle darbenin müjdelenmesi ABD’nin 12 Eylül’deki rolünün tartışılmasına neden olmuştur. 


Günümüzde, 12 Eylül Darbesi’nin üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütü darbe yönetiminin yargılanması tartışmalarını sürdürmektedirler. Milli Güvenlik Konseyi’nin hazırladığı 1982 Anayasası’nın Geçici 15. maddesi darbe döneminin yargılanamayacağı hükmünü içermekteydi. Fakat Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidar olduğu 2010 yılında, yapılan referandumla % 58 evet oyuyla bu geçici madde anayasadan çıkarılmıştır.


Ana Sayfa - Tarih Bilimi - Tarih Dersleri - Kronoloji - Tarih Sözlüğü - Atatürk - Türk Tarihinde İz Bırakanlar - Makaleler - Türk Destanları - Ziyaretçi Defteri - İletişim/Künye