................................... ................................... ................................... ................................... ...................................
Tarih Bilimi
Tarih Dersleri
Kronoloji
Tarih Sözlüğü
Atatürk
Türk Tarihinde İz Bırakanlar
Makaleler
Türk Destanları
Ziyaretçi Defteri
İletisim/Künye



"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."                M. K. Atatürk

"Tarih bir milletin hâfızasıdır; tarihini bilmeyen millet, hâfızasını kaybetmiş insana benzer."                         B. Lewis

"Ecdâdını unutanlar, kaynaksız ırmağa, köksüz ağaca benzerler."                     «in Atasözü

"Tarih, milletlerin tarlasıdır. Her toplum, geçmişte bu tarlaya ne ekmişse, gelecekte onu biçer."                         Voltaire

"Tarih okuyanın aklı çoğalır."
                  İmam Şâfiî




 

AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE (1959-…)


Avrupa Birliği’nin (AB) temelleri Fransa ile Almanya arasında, 1951 yılında yapılan Kömür ve Çelik işbirliğine dayanmaktadır. Almanya ve Fransa İkinci Dünya Harbi sonrası zengin kömür yataklarına sahip olan Alsas-Loren bölgesi için üç kez savaşmışlardır. Devletler arasındaki bu gerilime artık son vermek ve bir işbirliğine giderek Kara Avrupası’na barışı getirmek AB’nin temel amacıdır. Bunun yanı sıra süper güç ABD karşısında dengeleri sağlamak, ortak savunma projeleri üretmek ve üyeler arası siyasi ve ekonomik işbirliğine gitmek birliğin diğer amaçlarıdır.


Devletlerarası ve ulus üstü bir birlik olan AB’ye günümüzde 27 Avrupa ülkesi üyedir. Birliğin nüfusu yaklaşık 500 milyon kişidir. Dünya nominal gayri safi yurt içi hasılasının, diğer bir deyişle dünya üretiminin, yaklaşık % 30’unda AB’nin payı vardır.  


AB ekonomik bütünleşme aşamaları bağlamında, son aşama olan Ortak Pazar’a ulaşmıştır. Nitekim üye ülkeler arasında ekonomi ve maliye politikaları AB’nin yetkili organlarınca uyumlaştırılmaktadır. Ayrıca birlik bünyesinde sermaye ve emek tam bir serbestîye sahiptir.


Türkiye ise yarım asırdan fazla bir süredir AB’ye katılma amacını ve ısrarını sürdüren aday ülkelerdendir. Süreç ise ana hatlarıyla şu şekilde gerçekleşmiştir: AB’ye ilk başvurumuz 1959 yılında olmuştur. 1963 yılında ortaklık antlaşmazı imzalanmıştır. 1987 yılında tam üyelik başvurusu yapılmıştır. 1999 yılında aday ülke statüsü kazanılmıştır. 2005 yılında ise tam üyelik müzakereleri başlamıştır. Ve son olarak günümüzde müzakere süreci halen devam etmektedir.


Tarihe dönüp bakıldığında ve günümüzde AB’nin ülkemize bakışı değerlendirildiğinde, Türkiye’nin AB serüveninin hiç de iç açıcı olmadığı görülmektedir. Buna rağmen, ülkemizde büyük bir çoğunluk AB’ye giremesekte, AB’nin Türkiye’nin çağdaşlaşması yolunda bir vizyon ya da bir yol haritası sunduğunu savunmaktadır.


Türkiye 21. asırda tam anlamıyla bir eksen kayması yaşayarak daha ziyade yönünü AB’den Müslüman Ortadoğu ülkelerine çevirmiştir. Dünyadaki gelişmiş devletlere baktığımız zaman, her ülkenin bölgesindeki diğer ülkelerle siyasi işbirliğine veya ekonomik entegrasyona gittiği görülmektedir. Bu nedenle Türkiye’nin de Ortadoğu ve İslam coğrafyasında kurulacak bir ulus üstü işbirliğine öncülük etme zamanı geç de olsa gelmiştir.


Ana Sayfa - Tarih Bilimi - Tarih Dersleri - Kronoloji - Tarih Sözlüğü - Atatürk - Türk Tarihinde İz Bırakanlar - Makaleler - Türk Destanları - Ziyaretçi Defteri - İletişim/Künye