................................... ................................... ................................... ................................... ...................................
Tarih Bilimi
Tarih Dersleri
Kronoloji
Tarih Sözlüğü
Atatürk
Türk Tarihinde İz Bırakanlar
Makaleler
Türk Destanları
Ziyaretçi Defteri
İletisim/Künye



"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."                M. K. Atatürk

"Tarih bir milletin hâfızasıdır; tarihini bilmeyen millet, hâfızasını kaybetmiş insana benzer."                         B. Lewis

"Ecdâdını unutanlar, kaynaksız ırmağa, köksüz ağaca benzerler."                     «in Atasözü

"Tarih, milletlerin tarlasıdır. Her toplum, geçmişte bu tarlaya ne ekmişse, gelecekte onu biçer."                         Voltaire

"Tarih okuyanın aklı çoğalır."
                  İmam Şâfiî




 

DEMOKRAT PARTİ VE ADNAN MENDERES DÖNEMİ (1950-1960)


7 Ocak 1946 günü, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün desteğiyle ve Celal Bayar’ın öncülüğünde kurulan Demokrat Parti (DP), 1950 seçimlerinde 27 yıllık tek parti (CHP) iktidarını devirmiş ve 10 yıl süreyle ülkeyi yönetmiştir. 1950, 1954 ve 1957 seçimlerinde mecliste üstünlük sağlayan DP siyasette ve ekonomide liberal politikaları benimsemiş ve CHP’nin özellikle ekonomide devletçilik politikasının karşısında durmuştur. Nitekim dönemin CHP milletvekilleri olan Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan, CHP’nin Varlık Vergisi ve Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu gibi devletçi girişimlerine katılmadıkları için partiden ihraç edilmişlerdir. Daha sonra ise söz konusu bu kişiler Demokrat Parti’yi kurmuşlardır.


DP kurucu genel başkanı Celal Bayar’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra hükümeti kurma görevi Aydın milletvekili Adnan Menderes’e verilmiştir. Ayrıca parti genel idare kurulunun kararıyla Adnan Menderes DP genel başkanlığına getirilmiştir.


1950 seçimleri kansız, hilesiz ve serbest seçimlerle iktidarın el değiştirmesi nedeniyle tarihimizde “Beyaz Devrim” olarak anılmaktadır. Diğer taraftan, Demokrat Parti’nin kurulmasıyla Türkiye’de ilk defa siyasi görüş ayrılıkları belirmeye başlamıştır. CHP kanadında solcular ve DP kanadında ise sağcılar kendilerini siyaseten konumlandırmışlardır. Söz konusu iki taraf özellikle 1980 öncesi kanlı eylemlere girişmişler ve 12 Eylül Darbesi’nin yapılmasında önemli rol oynamışlardır.


Demokrat Parti’nin CHP’den hesap sorulmaya girişilmeyeceğini belirtmesine rağmen ilk yasal çalışması Arapça ezan yasağını kaldırmak oldu. Bununla birlikte tarımda makineleşmeye ve tarımsal kalkınmaya önem verildi, karayolu yapım çalışmaları arttırıldı, KİT’lerin gelişmesi sağlandı. Batıyla sıkı ilişkilerin geliştirildiği bu dönemde Marshall Planı çerçevesinde önemli dış yardımlar alındı ve ülke ekonomik açıdan ferahladı. II. Dünya Savaşı’nda yoksullaşan halk Adnan Menderes döneminde ekonomik açıdan rahatlamıştı.


Ayrıca bu dönemde Türkiye Avrupa Birliği’ne (AB) ilk başvurusunu (1959) yapmıştır.

Kore Savaşı’na bir tugay gönderilmesi kararı sonrası 1952'de Türkiye NATO'ya girdi. Ekonomi politikaları ise ABD ve Dünya Bankası öncülüğünde uygulanmaya başlandı.


Ekonomide olumlu bir süreç yaşandığı ve iktidarın halkla iyi ilişkiler geliştirdiği dönemde Demokrat Parti CHP’ye baskı uygulamaya başladı. 1953 yılında CHP’nin malları hazineye devredildi, Halkevleri ve Köy Enstitüleri kapatıldı.


1957 yılı seçimlerinde Demokrat Parti büyük yara aldı. Buna rağmen tek başına iktidarı elinde bulundurmaya devam etti. Bu tarihten sonra ülkede ekonomik sıkıntılar artmaya başladı. İktidarla muhalefet arasında ise sert tartışmalar görülmeye başlandı. CHP’nin yayın organı olan Ulus Gazetesi başta olmak üzere muhalefet yanlısı gazeteler ardı ardına kapatıldı. İsmet İnönü’ye birkaç kez suikast girişiminde bulunuldu. Bu karmaşık ve çetin süreç 27 Mayıs askeri darbesi ile son bulacaktı.


Ana Sayfa - Tarih Bilimi - Tarih Dersleri - Kronoloji - Tarih Sözlüğü - Atatürk - Türk Tarihinde İz Bırakanlar - Makaleler - Türk Destanları - Ziyaretçi Defteri - İletişim/Künye