................................... ................................... ................................... ................................... ...................................
Tarih Bilimi
Tarih Dersleri
Kronoloji
Tarih Sözlüğü
Atatürk
Türk Tarihinde İz Bırakanlar
Makaleler
Türk Destanları
Ziyaretçi Defteri
İletisim/Künye



"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."                M. K. Atatürk

"Tarih bir milletin hâfızasıdır; tarihini bilmeyen millet, hâfızasını kaybetmiş insana benzer."                         B. Lewis

"Ecdâdını unutanlar, kaynaksız ırmağa, köksüz ağaca benzerler."                     «in Atasözü

"Tarih, milletlerin tarlasıdır. Her toplum, geçmişte bu tarlaya ne ekmişse, gelecekte onu biçer."                         Voltaire

"Tarih okuyanın aklı çoğalır."
                  İmam Şâfiî




 

İKİNCİ MEŞRUTİYET (1908)


Jön Türklerin ordu içersindeki yapılanması olan İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin isyan çıkartması neticesinde, II. Abdülhamit Mebusan Meclisi’ni yeniden açmak ve Kanuni Esasi’yi tekrar yürürlüğe koymak zorunda kalmıştır.


İkinci Meşrutiyet Dönemi ile siyasi partilerin kurulmasına ilk defa olanak tanınmıştır. Bu dönemde İttihat ve Terakki Partisi ile Ahrar Fırkası kurularak çok partili siyasi yaşama geçilmiştir. Söz konusu dönemde toplanma ve cemiyet kurma hakkının verilmesi göze çarpan bir diğer siyasi gelişmedir.

Yukarıda da değinildiği gibi Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde siyasi yapıdaki dalgalanmaların temel nedeni batılı ülkelerin uzun yıllar önce referans aldıkları demokrasi, insan hakları, özgürlük ve eşitlik gibi değerlere biraz daha yakınlaşma arzusudur. Kısacası milletler için artık birer evrensel değer statüsünü alan bu kazanımlardan Osmanlı Devleti de kaçınılmaz bir şekilde etkilenmeye başlamış ve zamanla bu doğrultuda batı ülkelerini taklit etmek zorunda kalmıştır.
Fransa başta olmak üzere Avrupa’nın demokrasi mücadelesi iç ilişkiler düzeyinde kanlı eylemlere sahne olmuştur. Türk tarihinde ise Kurtuluş Savaşı’nın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün girişimleriyle devletin yönetim biçimi yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde radikal bir şekilde tayin edilmiştir. Burada Ulu Önder Atatürk’ün Kurtuluş Mücadelemizin kazanılmasındaki tartışılmaz payının yanı sıra muhtemelen ilerde önemli iç karışıklıklara sebep olabilecek köklü bir rejim değişikliğini de liderlik ve üstün devlet adamı vasıflarıyla Türk milletine kabul ettirdiği gerçeği gözlerden kaçmamalıdır. Yani devrimle bir siyasi ve toplumsal değişim bunalımı Gazi Mustafa Kemal tarafından önlenmiştir diyebiliriz. Fakat insanlığın düşünce ve fikir alanındaki kazanımlarına Avrupa medeniyetinin bir bedel ödeyerek sahip olduğunu unutmamak gerekir. Bizde ise bu yönüyle bakıldığında nispeten önemli bir bedel ödemediğimizde de bir gerçektir. Bu nedenle halen, görünürde var olan fakat aslında işlemeyen bu kazanımların değeri ülkemizde tam olarak anlaşılamamıştır. 

Ana Sayfa - Tarih Bilimi - Tarih Dersleri - Kronoloji - Tarih Sözlüğü - Atatürk - Türk Tarihinde İz Bırakanlar - Makaleler - Türk Destanları - Ziyaretçi Defteri - İletişim/Künye